Dünya

Hollanda, Adıyamanlı Dilara'yı konuşuyor…

Hollanda Başbakanı Mark Rutte'nin makamında ağırladığı De Blackbox Democratie (Kara Kutu Demokrasisi) kitabının yazarı, Adıyaman doğumlu Dilara Bilgiç, 02haberler.com haber sitemize konuştu. 

28 Şubat mağduru çiftin kızı demokrasinin kitabını yazdı

28 Şubat mağduru öğretmen bir çiftin kızı olduğu ortaya çıkan Dilara Bilgiç, "Başbakanın beni makamında ağırlaması özel bir andı. Yayınevi 'çok yüksek beklentilerin olmasın, çok fazla okunmaz' dedi fakat hiç ummadığım yerlere kitabımın ulaşması sevindirici bir duygu. Ben kendimi bir Hollandalı, Türkiyeli veya diğer bir etiketli görmüyorum. Ben Dilara'yım ve bu demektir ki benim sayılamaz kimliklerim var. Ve bu tüm sayılamaz kimliklerim toplam benim kimliğimi oluşturuyor." dedi.
 

Özel Haber-Metin HARIKÇI 

Hollanda Başbakanı Mark Rutte, ülkedeki demokrasi hakkında yazdığı De Blackbox Democratie (Kara Kutu Demokrasisi) adlı kitabıyla dikkat çeken Adıyaman doğumlu 18 yaşındaki üniversite öğrencisi Dilara Bilgiç'i makamında ağırladı. Rutte, Dilara ile makamında yaptığı görüşmede bir arkadaşının tavsiyesi üzerine genç kızın Hollanda için yeni siyasi sistemini anlatan kitabını okuduğunu ve çok ilgisini çektiğini söyledi. Rutte, "Kitap gerçekten bana hitap ediyor. Yürekten herkese tavsiye ediyorum." ifadesini kullandı.


2002 yılında Adıyaman'da doğan Dilara Bilgiç Aynur-Sadi Bilgiç çiftinin 4 çocuğundan biri. 28 Şubat mağduru olan her ikisi de öğretmen çift, yaşadıkları mağduriyetin ardından, Dilara henüz 2,5 yaşındayken ülkelerini terk etmek zorunda kalarak Hollanda'ya göç etti. Üniversitede Psikoloji bölümünde öğrenim gören Dilara'nın en büyük abisi Tıp, diğeri Elektronik Mühendisliği okurken, kardeşi ise ilkokula gidiyor.


112 sayfalık eseri yazmasının nedenini, 'Burada yaşadığım için bu topluma nasıl bir katkıda bulunabilirim sorusunun üzerine düşünerek bu kitabı yazmaya karar verdim" sözleriyle açıklayan Dilara Bilgiç, "İki yıl önce bu kitabı yazmaya başladım. Bunun üzerine kafa yorarak analizim başladı ve bu yolculuğa başladım. Ben kendimi bir Hollandalı, Türkiyeli veya diğer bir etiketli görmüyorum. Ben Dilara'yım ve bu demektir ki benim sayılamaz kimliklerim var. Ve bu tüm sayılamaz kimliklerim toplam benim kimliğimi oluşturuyor. Ben kendimi tek kimlikli birisi olarak görmüyorum." dedi.
Dilara Bilgiç, kitabın içeriğiyle ilgili olarak ise şu sözleri dile getiriyor: "Kitap, Hollanda'daki demokrasinin politik sisteminin bir analizi. İlk başta bir analiz yapıyorum, sistemin nasıl çalıştığı yönünde. Ondan sonra ortaya çıkan çelişkiler ve bu çelişkiler üzeri analizimi yapıp en son kendim toplumsal sorunlara cevap verebilmek için bir öneride bulunuyorum. Daha çok bir felsefi analiz ve bilimsel kitaplardan siyasi birincilerin yaptıkları analizleri ve araştırmaları üzerine ve ondan çıkan sonuçlar üzere bir analiz yapıyorum. Bazı filozofları işliyorum. Yaptığım analiz, medyada toplum karşısına çıkan siyasetçiler tarafından yapılan çelişkili açıklamaların demokrasiye faydası mı yoksa zararı mı var onu araştırmakla başladı. Siyasette birilerini suçlamadan aslında suçu sistemde aramak lazım. Kişiden ziyade yapılan yanlışların sağlandığı sisteme bakılması gerekiyor. Ben kitabımda daha çok buna yoğunlaştım."
 

İKİNCİ KİTABINI YAZDI
Kendisini anlatan ve ön yargılara karşı mücadeleyi içeren ikinci bir kitap yazdığını dile getiren Dilara Bilgiç, "Hollanda demokrasisi üzerine yazmış olduğum kitabım için beni ağırlayan Başbakan bu kitabıma da büyük ilgi gösterdi. Beni makamında ağırlaması özel bir an çünkü o kadar yoğunluğu arasında ve siyaset hakkında yazılan o kadar kitap arasında ilgi gösterip beni davet etmesi gurur verici. Yayınevi 'çok yüksek beklentilerin olmasın, çok fazla okunmaz' dedi fakat hiç ummadığım yerlere kitabımın ulaşması sevindirici bir duygu." dedi.