FİRAVUN kıssasında 10 hikmet

Ey Firavun.! Rabbim Senden haber verdi .. ve Ey Firavun.! Rabbim bana senin kıssandan 10 hikmeti öğretti...!

"Rabbişrâhli sadri ve yessirli emri vâhlul ukteden min lisanı yefkâhu kâvli"

"Rabbim ,göğsüme genişlik ver,işimi kolaylaştır,dilimin bağını çözki beni anlasınlar"

1) Kıssandan öğrendim ki, Allah’ın kaderi hiç şüphesiz yerine gelmektedir. Sen bir Musa gelmesin diye binlerce çocuğu boğazladın, ama Musa geldiğinde O’nu kendi evinde büyüttün.

2) Kıssandan öğrendim ki, kalpler Allah’ın elindedir, insanların elinde değil..! Musa’yı annesinin kalbinden mahrum bıraktığında Allah O’na karşı eşinin kalbini yumuşattı. Sen O’nu annesinden mahrum bırakmak istedin, ama Allah O’na annesinin yanında başka bir anne daha verdi.

3) Kıssandan öğrendim ki, birini bozması kimsenin imkanı dahilinde değildir. Sen: “Ene Rabbukumul A’lâ (Ben sizin en yüce Rabbinizim.!)” dediğin sarayda ,Âsiye yan odada: “Subhâne Rabbiyel A’lâ (En yüce olan Rabbimi bütün noksanlıklardan tenzih ederim)” diyordu.

4) Kıssandan öğrendim ki, evler birer sırdır. Bir kadın ve kocasının bir çatı altında yaşayıp birbirlerine yabancı olmaları mümkün birşeydir. Eşler arasını toplayan kalbin kendisidir, çatı değildir..!

5) Kıssandan öğrendim ki, bir ordu mü’min birini imanından geri çevirmekten aciz kalabilir. Ne ordun sihirbazları ürkütebildi, ne de kaynar yağın, kızının saçlarını tarayan kadını korkutabildi.

6) Kıssandan öğrendim ki, kan suya dönüşmez. Küçük bir kız kardeş: “Size… göstereyim mi?” dediği zaman kardeşini annesine geri döndürmüştü. Yine bir kardeş (hz Musa ), kardeşinin (hz Harun) kendisinden daha iyi konuştuğunu itiraf etmeyi sıkıntı yapmayacak kadar asil ve şerefli idi.

7) Kıssandan öğrendim ki, köleler cellatlarını kendi elleriyle yaparlar. Şayet kavmin çöküp seni bindirmeselerdi sırtlarına binmen mümkün olmazdı.

8) Kıssandan öğrendim ki, Allah bir kuluna yardım etmek istediğinde ona, önceden sadece üzerine dayanmaya ve koyunlarının yemesi için yaprak dökmeye yarayan bir asa ile de yardım edebilir. Ve Allah bir kulunu hezimete uğratmak istediğinde onu ordusunun içindeyken de hezimete uğratabilir.

9) Kıssandan öğrendim ki, yeryüzündeki her şey insanlar üzerinde işleyen, Allah üzerinde ise işlemeyen birer sebeptir. Normalde çocukları boğabilen o nehir bir postacı oldu ve içerisinde senin kendisini aradığın bir çocuğun olduğu sandığı sürerek sana taşıdı. Musa'nın kavmi ancak gemilerle geçilebilecek denizi kuru bir yol olduktan sonra yürüyerek geçtiler.

10) Kıssandan öğrendim ki, yeryüzündeki her şey Allah’ın askerlerinden bir askerdir ve savaşın silahını seçen O’dur "subhânallah" ...Sen ordunla geldiğin zaman Allah karşına o ordun gibi bir ordu getirmeye kâdirdi, ama sen Allah’a bundan daha kolaysın. O seni, her canlıyı kendisinden yarattığı su ile öldürdü. Bir ve Kahhâr olan Allah’ı bütün noksanlıklardan tenzih ederim.”

Firavunların değil musa'ların yolundan gidenlere selam olsun...!