banner49

Sanki biz Türkler memur dna sı ile doğuyoruz.

Neden mi? Çünkü büyüyünce memur olacağım, bir maaşımın olması lazım, emekli maaşım olacak, 60 yaşında emekli olacağım yazlık alacağım, tavla oynayacağım., hacc vazifemi emekli olunca yapacağım, torun bakacağım, bir kaç ülke gezeceğim (ki bu en heyecanlı, ama olma ihtimali çok az olan), emekli olunca bir sandal kiralayıp balık tutmaya gideceğim... Vs. Vs

Tabii ki bu planlar gerçekleştiğinde, insanın mutlu olmaması kaçınılmaz. Ama neden mutluluğu ve planlarımızı emekliliğe erteliyoruz..

Anlam bulmadığımız, kendimizi ifade edemediğimiz işlerde hayatımızı geçiyoruz.

Evet emeklilik yaşlılıkta gelen bir süreç. Ki bu süreçte yalnız gelmiyor, beraberinde hastalıkları getiriyor maalesef.

Peki bu durumdan nasıl kurtulmak gerekir?

Bir an önce emekli olarak! Yani

Mutluluğu, hayatımızda istediklerimizi ertelemeden ne kadar kendimizi mutlu edebilirsek karda oluyor.

Angellist'in kurucusu Navalin bu konuyla ilgili çok beğendiğim ve etkilendiğim sözünü sizinle paylaşmak istiyorum "Emeklilik, hayali bir gelecek uğruna bugünü feda etmekten vazgeçtiğiniz anda başlar." diyor. Ne kadar çarpıcı ve doğru değil mi?

Tabii ki Türkiye şartlarında canımızın istediği işi yapmak ve yaşamak çok zor. Ama sahip olduğumuz konfor alanlarımızı, gereksiz çılgın tüketimlerimizi terk edebilirsek şayet minicik birikimlerle belki bir şeyler yapma heyecanını yaşayabiliriz.

Ya da yapacağımız işi benimseyip severek yaptığımızda, mutluluğu emekliliğe bırakmayabiliriz.

Ve en kuvvetli gerçekte, sanırım işimizi hobi olarak görüp gerçekleştirmekte olacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5